MENOPOZA BAGLI PSİKOLOJİK SORUNLARLA BAŞ ETME GRUP TERAPİSİ :

Menopoz bir hastalık değildir, yaşamın doğal süreçlerinden biridir. 45-55 yaşları arasında görülmesine karşın çoğunlukla 50 yaşlarında en hızlı döneme girer. Başlangıcından itibaren süresi ortalama 4-5 yıl sürer. Menopoz bir hastalık değildir, yaşamın doğal süreçlerinden biridir. 45-55 yaşları arasında görülmesine karşın çoğunlukla 50 yaşlarında en hızlı döneme girer. Başlangıcından itibaren süresi ortalama 4-5 yıl sürer. Çoğu toplumda menopoz, yaşlanmanın başlangıcı olarak görülür ve olumlu algılanmaz. Bu dönemde ortaya çıkan sosyal değişimler : emeklilik, çocukların evden ayrılması (boş yuva sendromu), evliliğin bitmesi, eşin vefatı, ebeveynlerin ölümü veya bakımı ile ilgili sorumluluklar, kadınların fizyolojik değişiklikleri, çocukların büyüyüp evden ayrılması ikinci kayıp gibi algılanır.

Menopoz döneminde görülebilen psikolojik sorunlar:

  • Uykusuzluk
  • Depresyon
  • Sürekli halsiz ve yorgun hissetme
  • Anksiyete, endişe, panik
  • Sinirlilik
  • Hafıza problemleri
  • Konsantrasyon bozukluğu
  • Motivasyon eksikliği
  • Dikkatsizlik
  • Ağlama atakları

MENOPOZLA BAŞA ÇIKMAK İÇİN GRUP TERAPİ DE AMAÇLANANLAR :

  1. Fiziksel ve psikolojik konularda grubun eğitim seviyesine uygun şekilde bilgilerin verilmesi,
  2. Menopozla ilgili bakış açılarının tartışılması, benlik algısına yönelik olumsuz düşüncelerin değiştirilmesi (bilişsel terapi),
  3. Stresle başa çıkma yöntemlerinin öğretilmesi,
  4. Öfke kontrolünün öğretilmesi,
  5. Diyet, egzersiz, sigara ve alkol konularında kullanımı azaltıcı davranışların öğretilmesi,
  6. Osteoporoz ve genel sağlık konularında bilgi verilmesi,
  7. Düzenli egzersiz programları, duygudurumu yükseltme ve psikosomatik şikayetlerin azalmasında yararlı olur.
  8. Kişinin tedavisini ve dünyayı algısını değiştirmektir.Menopoz yeni bir başlangıçtır.Yaşamda rutin işler ötesi,yeni yaratıçılıklar ve keşifler, uğraşlar ve erdemler kazandırmaktır.Yaşamla yeni ilişkiler kurmak, yaşama yeni anlam katmak hedefleriz.

KANSER PSİKOLOJİSİ « MEME KANSERİ » GRUP TERAPİLERİ :

Bir kadının meme kanseri olduğunu duyması, piskoloji ve yaşamında travma yaratır. Böylesine şok etkisi yapan bir haberden sonra, kişinin duygu ve düşüncelerinde değişiklikler yaşaması da doğaldır. Fakat bazı hastalar için, ilk anda duyulan karmaşık duyguların ve üzüntünün dağılmasını takiben, ruh sağlığını ve tedaviye uyumu tehlikeye düşürecek başka belirtiler ortaya çıkabilir.

Meme kanserinde baskın sorunlar:

Meme kanseri hastalarında görülen sorunlar diğer kanser gruplarından farklı değildir ancak bu grup hastaların yoğunlaştıkları noktalar farklılaşma göstermektedir.

  1. Ciddi duygusal bozukluklar:

Ciddi duygusal bozukluklar meme kanseri hastalarında görülen genel bir ruh sağlığı sorunu olup, Dartmounth Medical School araştırmasına göre 236 hastanın 41% tespit edilmiştir.

  1. Majör Depresyon

Meme kanserli hastaların 11% tespit edilen majör depresyon, geçici üzgünlük belirtilerini aşan bir tablo yaratır: Hastanın günlük yaşantısını umutsuzluğun kaplamasıyla kendini gösterir. Ancak klinik açıdan depresyon belirtileri gösteren her hastada aynı belirtiler görülmez:

Görünüşte değişiklik: Üzgün ve kayıtsız yüz ifadesi, düzensiz saç ve kıyafet

Genel mutsuzluk: Çoğu zaman kendini üzgün ve ümitsiz hissetme

Negatif düşünceler: Geleceğe yönelik umutsuzluk ve sürekli kendini değersiz hissetme

Faaliyetlerde azalma: Motivasyonun yok olması, ufak bir işi gerçekleştirmek için bile büyük bir gayret gösterme

Konsantrasyon azalması: Ufak işler ve konuşma üzerinde bile dikkatini toplama zorluğu

Kişilerle sorunlar: Çevreden kaçınma, çevrenin yardım etme isteğini red etme

Suçluluk ve kendine güvende azalma: Bütün sorunların kendi hatası olduğunu düşünme eğilimi veya hiç bir sey için iyi olmadığını düşünme

Fiziksel sorunlar: Uykuyla iligili sorunlar, belirgin şekilde kilo kaybı veya şişmanlama, baş veya vücut ağrıları

İntihar düşünceleri: Sıklıkla ölüme ait düşünceler

  1. Post travmatik stres bozukluğu

Post travmatik stres bozukluğu endişe bozukluğuna bağlı olup bedensel zarar veya tehdit yaşanan travmatik bir olay sonucunda gözlemlenir. Post travmatik stres bozuklukları kanser hastalarında 10% oranında görülür. Belirtileri:

Anı yeniden yaşamak: Tanı dönemini sıklıkla hatırlama, özellikle bu dönemde çarpıntı, kontrolsuz titreme ve terleme olmuşsa

Kaçınma: Travmatik anı hatırlatacak kişi ve mekanlardan uzak durma, başkalarından uzaklaşma

Zihinsel sorunlar: Herşeyden ürkmek veya kızmak, uyumakta zorlanma veya dikkat toplamada zorlanma

  1. Genel Endişe Bozukluğu

Meme kanserli hastaların 10% bulunan Genel Endişe Bozukluğu, az veya hiç bir tehditin olmadığı durumlarda bile  kişide kendini rahat hissetmeme durumu ve korku hissetmesi şeklinde görülen endişe bozukluğudur. Bu belirtileri gösteren kişiler zamanlarının çoğunu endişelenerek, tükenmiş ve taakatsiz olarak geçirdikleri gibi baş ağrısı, titreme, aşırı hassasiyet de gözlemlenir.

MEME KANSERLİ HASTALARDA  PSİKOLOJİK DESTEĞİN FAYDALARI :

  • Duygularına açıklamalar getirebilme,
  • Duygulara yön verme,
  • Olay çerçevesinde duygularının yerleştirebilme,
  • Olaylar içerisinde kendini algılama,
  • İkilemleri çözüp olaylar içerisinde kendini bulma,
  • Benliği yapılandırma,
  • Farklılığı kabul etme,
  • Hastalık gerçeği ve istekler arasında geçiş sağlayabilme,
  • Yeni ilişkiler kurabilme,
  • Hastalığı kişisel “tarihine” yerleştirme (kabullenme),
  • Ayrılma, yok olma ve ölüm gerçeklerine uyum sağlama

MEME KANSERİ GRUP TERAPİLERİ:

Grup terapileri hasta ve yakınları için sosyal izolasyondan kopup aynı sorunu yaşayan kişilerle mevcut durum, sorun, duyguları dile getirme imkanı sunar. Gruba ait olma, yalnızlık duygusunu, terkedilme duygularını ortadan kaldırabileceği gibi utanma, farklı olma duygularına bağlı korku ve endişelerin başka kişiler önünde konuşulması imkanını sağlar.

Gruba katılan kişiler yeni bir kimlik oluştururlar. Grup katılımcıları hastalıkla başa çıkmada etkin yeni yöntemler öğrenirler. Grup terapilerinin amacı, fiziksel tedavilere uyumu ve katılımı arttırmak, hastalıkla mücadelede etkin yöntemler geliştirmek, hastalık sonrası değişiklik gösteren duygu durum bozukluklarıyla başetme ve hastalık sonrası şekillenen yeni hayata uyum sağlama konularında etkin destek sağlar. Terapiler, katılımcılarına hastalık ve tedavi yöntemleriyle ilgili, stresle başa çıkma yöntemleri konusunda bilgi ve psikolojik destek verilir.

Amaç; bu travmadan ve krizden ; yeni öğrenmeler, açılımları gerçekleştirmektir. Gerçeği kabullenirken; umudu yaratmak ve inançla, bilimle, sevgi ile anlamlı yeni yaşamı yapılandıralım. Hayatın anlam ve değerini keşfedelim. Yeterki zehnimizkanser olmasın. Psikoloji çökerse, beden çökecektir. Tükenmeden, yeni durumla baş ederek yeni  fırsatlar ve mutluluklar yaratarak, tedavi ve yaşama maratonunu sürdürmeği başarabiliriz.